
Bu nedenle Avrupa da insanlar reklam izlemiyor ve reklamlar çıktığında her ağzına geleni söylüyorlar. İnanın bana yabancı kanallarda reklam izlemek bile keyif veriyor. Zaten iceriği sadece yurtdışındaki reklamlardan olusan GAG ve benzerı programlardan bunun anlamak mümkündür. Bu arada Türkiye yayınlarına bir sözüm yok oradaki reklamlar daha kaliteli ve izlenir nitelikte.
Hele son günlerde su shop bu shop vesayre reklamlardan insanlara gına geldi bedava hediyeler vericez diye insanlara bir sürü telefon sözleşmesini deyim yerinde ise kakalayan sahtekarlarla doldu ekranımız.
Ayrıca eskiden geç saatlerde yayınlanan şu kelimeyi bulun, iki resım arasındaki farkı bulun bilmem kaçbin euro vercez diyen ama insanların bir türlü telefonu düşüremediği sahtekarların şimdilerde Prime Time denen zamanlarda bile yayınlanan ucuz yarışma programları da cabası.
Tabiki suç bunlarda değil halen bunları arayarak para kazandıran ve bunlara prim veren
Normal reklamların bu kadar adi olma sebebide maddiyatla ilgili sadece Avrupa izleyicisi izlediği için burada reklam maliyetleri Türkiye'ye göre çok düşük bu nedenle önüne gelen daha markalaşmanın ne olduğunu bilmeyenler bile reklam verebiliyor. Dolayısı ile böyle ucuz maliyetli reklamların ortaya çıkması da doğaldır.
Ayrıca sanırım Rtük kurumunun Avrupa kanallarına tam müdehalesi mümkün değil. Aksi halde Bir yaprak Dökümü dizisinde 15 reklam koymaya cesaret edemezlerdi.
Bir de eskiden yayınlar aynı gün ve saatte olurdu sadece reklam kısımlarında geçiş olurdu şimdi bu olayda bitti, hatta çoğu programı biz bir gün sonra izliyoruz. Dolayısı ile meydanı boş buldular.
©LEVIS-501