| |||||||
![]() |
Hz. Peygamber (S.A.V.) Hayatından Kısa Notlar
Resulullah efendimiz, İslâmı tebliğde, yaymada, genç-yaşlı, kadın- erkek toplumun her kesimden istifade etmiştir. Fakat, ilk Müslümanlar incelendiğinde içlerinde toplumun her kesiminden kimseler yer almakla beraber, daha çok, gençlerin çoğunlukta olduğu görülmektedir.
Peygamber efendimiz çalışmayı, kimseye muhtaç olmamayı tavsiye ederdi: "Bir Müslüman, helal kazanıp, kimseye muhtaç olmaz ve komşularına, akrabasına yardım ederse, kıyamet günü, ayın ondördü gibi parlak, nurlu olacaktır. "Doğru olan tüccar, kıyamette sıddiklarla ve şehitlerle beraber olacaktır" "Allahü teâlâ, sanat sahibi mümini sever" "En helal şey, sanat sahibinin kazandığıdır" "Ticaret yapınız! Rızkın onda dokuzu ticarettedir" "Kendini başkasından sadaka istiyecek hale düşüreni, Allahü teâlâ yetmiş şeye muhtaç eder" buyururdu.
Peygamber efendimiz, yaşlılara hürmet eder, Eshabının da hürmet etmesini isterdi:
Resulullah efendimiz, yer ve gök, bunların yaratılışı ile ilgili konularda insanların anlıyabileceği şekilde konuşurdu. Bunların üzerinde önemle dururdu. Çünkü, Peygamberlerin ve kitapların gönderilmesine sebep ve bildirilmesi en lüzumlu olan emir, yerlerin, göklerin yaratanının varlığını, Onun bir olduğunu, ilim ve başka üstün sıfatları bulunduğunu, kudret ve büyüklüğünün sonsuz olduğunu kullara bildirmektir.
Resulullah efendimiz, Arabistan yarım adasındaki, sert, inatçı insanları, çok güzel idare ederek ve cefalarına sabrederek, onları yumuşaklıkla ve itaate getirdi. Çoğu dinlerini bırakıp Müslüman oldu. Onun uğrunda mallarını, yurtlarını feda ettiler. Herkese karşı yumuşak olmasaydı, Peygamberlik heybetinden, büyüklük hallerinden, kimse yanında oturmaya ve sözünü dinlemeye takat getiremezdi.
Resulullah efendimiz, gençliğinden itibaren güvenilir, itimat edilir bir kimse olarak tanınmıştır. Yirmi beş yaşlarında iken Mekke'de sadece "el-Emin" diye anılıyordu. Mekkeliler kendisine kıymetli eşyalarını teslim ederlerdi. Peygamber efendimiz bu emanetleri sağlam bir şekilde iade ederdi. Emanetlere en zor anında sahip çıkardı.
Adalet dinin esasındandır. Bunun için, Kur'an-ı kerim'de adalet üzerinde çok durulmuş, Resulullah efendimize insanlar arasında adaleti gerçekleştirmesi emrolunmuştur. Bir hak konusunda hüküm verilirken hakkın kendi lehine hükmedilmesi halinde bundan memnun olan, fakat aleyhine hükmedilmesi halinde bu hükmü tanımayan insanların zalim oldukları bildirilmiştir.
Resulullah efendimizin hayatı diğer alanlarda olduğu gibi çalışma hayatında da insanlar için örnektir. Doğruluk, güvenilir olma, adaleti uygulama ve sözleriyle davranışları arasında çelişki bulunmama gibi hallerde en güzel örnetti.
Resulullah efendimiz, iştişareye, danışmaya önem verirdi. Kur'an-ı kerimde Resulullah efendimize istişare etmesi emir olundu. Resulullah efendimiz de bu emre uyarak sahabilerle istişarede bulunmuştur. Hz. Ebu Hüreyre bu konuda şunları söylemiştir: "Resulullahtan daha fazla istişare eden hiçbir kimse görmedim"