ŞEHİD AHMED-YASİNİN DUASI.

Allah dualarını kabul eder inşallah. Görünen köy kılavuz istemiyor. Ezilen zülme uğrayan, katledilen halk kim duyar, kim işitir senin sesini. duymazlar, daha doğrusu senin onlara verebileceğin maddi olarak bir şeyin yok ki, seni duysunlar. Çalış çaba sarfet yılma. Ne zaman öldüremedilerse seni,güçleri yetmedilerse sana. O zaman susan, bir köşeye çekilip senin feryadını duymazdan gelen kardeşinin feryadı duyulacak. Belki senin gücün yetmeyecek susturmaya, ancak tepkini koymak için sen geçmişinden ders alır, belki olursun onlara birer tercüman. Paylaşımın ve çabaların için teşekkür ederim
Allah razı olsun arkadaşım. *Dilerseniz bize acıyarak ölümümüzü izleyin! ..* Aktarmış olduğun yazıdaki bu cümle beni çok etkiledi, birçok şeyi anlatan bir cümle. Müslüman kardeşlerimizin ölümünü acıyarak izleyenler, işte asıl onlar acınacak durumdadırlar. Çünkü ölümünü acıyarak izledikleri Müslümanlar şehadet şerbetini içiyorlar ki, bu onlar için büyük bir nimettir. Bizler hiçbir şey yapamıyorsak o kardeşlerimize dualarımızla destek vermeliyiz. Hepimizde biliyoruz ki; dua müminin silahıdır. Selametle.
Şehid Yasin; yaşlı, hasta ve felçli bir bedene sahipti. Yıllarca Siyonistlerin zindanlarında kaldı. O direnişin sembolü idi, ümit idi. O tekerlekli sandalyesinde, felçli bedeni ile korku salmıştı Siyonist yüreklere. Onunla mücadeleyi göze alamadı terör devleti. Tekerlekli sandalyesinde, Rabbı ile buluşmak için Mescide giderken, füzeleri ile vurdular onun hasta, yaşlı, felçli bedenini.
yaziyi yanlis yere koymusum, bi ASIK olan AHMED YASIN in oldugu yere daha cok yakisir sanirim:
Her yeni düşünce, her yeni fikir insanın kalbinde farklı bir filizi uyandırır. Hepsinin kokusu çok hoştur. İnsanları mest eder. Ama insanı kalbin merkezinden vuran düşünce yok mu? onun kokusunu ne tarif edebilirsin nede onun kokusunun yerini başka bir koku alır...