
Siiri ve resimleri begendinize sevindim
skiden iletisim teknolojisi diye bir sey yoktu.
Okuma yazmasi olanlar gurbetteki yakinlariyla mektuplasarak hasret gideriyorlardı o zamanlar mektup onemli bir kultur gostergesiydi
Uzaklara gonderilen bir nefes, bir dert anlatma araciydı mektup.
Bugunse mektuba gerek yok artik, herkes ayni yasiyor, ayni dusunuyor ve mailler, telefonlar hatta goruntulu telefonlar, ozlemi, dertlesme istegini de kaldiriyor.
Bende eski donemlerden kalma, yaziyla dertlesmenin yapildigi gunlere ait otantik bir mektup buldum ve sizlerle paylasmak istedim.
iste Malatyali Ashan Bacinin askerdeki oglu Husamettin'e yazdigi mektup![
"Çağam seni eyle ösgedimki"
Malatya'da yaşayan Aşhan Bacı 1945'te İstanbul'da askerlik yapan oğlu Hüsamettin'e sık sık mektup yazarak hasretini gidermeye çalışıyor.
Aşhan Bacı mektuplarında kendi dertlerini anlattığı gibi, ülke meselelerine de değiniyor.
Benim cigerimin köşesi nazlı boz oğlum.
Eeee nasısın oğlum, ne var ne yoğ, heç bize havadis yazmıysın ula...
Seni Yaradana havel ediyim. Gınalı goçum, asger oğlum benim.
Sen asgere giderken eline gına yağdıydığ gomutanların gızmadılar ya çağam.
Eğer ki gızarlarsa onlara de ki :Gomutanım gomutanım, Anadolu'da erkek adamın eline üç dafa gına yağarlar, sünnet olduğunda, ki erkekliğe gurban olsun, mert olsun diye, ikincisi askere gittiğinde ki vatana gurban olsun şehit olsun diye, üçüncüsü evlendiğinde ki eşine gurban olsun er olsun diye.
Çağam seni eyle ösgedim eyle ösgedim ki heç dayanamam yavrum.
Senin it'in de eyi, senin niyetine itoğlu it'e eyle bakıyım ki deme gitsin.
Bağ çağam ben sana büssürü havadis yazdırıyım sende bana yaz emi..
Çağam bıldır aldığımız tavuğun altına on yumurta goyup pinde gurka yatırdım, bi sürü cücüğümüz oldu, görsen ağlın çığar amma egerine pisikler dadanıp da yemezlerse sen gelene çek besleyeceyik, kesmeyeceyik heç.
Gadan alam Hüsameddin, çağam sana gız bağmaya başladığ. Geçenlerde Çarmuzu'da "eyi bi evin eyi bir gızı var" dediler. Gızı şeyle bi çala gördüm.
Boyu bosu eyi de acığletin zayıf geldi bana.
Gendine eyi bağ, üşüdüp müşütmeyesin çağam, terini üsdünde sovutma, yorulma ha
Bu mektubu de teze mekdebe giden Pambığcıların torunu cingöz Musdafa yazdırıyım. Kesmece tud gurusu verdim de göynünü etdim.
Asker Hüsamettin'den Malatya'daki Aşhan anasına cevap
İstanbul Selimiye Kışlası'nda askerlik yapan onbaşı Hüsamettin'in de özlem duyguları annesinden farklı değil.
Hüsamettin'in, İstanbul'a ve modern kızlara olan hayranlığını anlattığı satırlar Türkiye'de beş yıl sonra başlayacak sosyal değişimi de gösteriyor. "Beni dukuz ay garnında daşıyıp soyna binbir zahmetnen doğuran canım anam Aşhan.
Ana gız ben sizi çoğ ösgedim. İzini de iki sene doldurmadan vermiylermiş.
Ana beni heç merak etmen. Yatdığım döşek otdan yapılmış amma aynı pambığ gibi. Agşam düşüp sabah gağıyım.
Yiyik de yiyik
Ben üst ranzada yatıyım. Emrimdeki asgerlerin her ağşam hem ayağlarini hem de çoraplarını yığadıyım
Yoğsam goğmuş pendir gibi eşgi eşgi, pis pis goğuylar gız ana.[/size]
Ana, geçen gün bir asker gaçıymış, tiren isdasyonunda yağalamışlar.
O da gide gele Malatyalı çığmaya mı? İnzibatlar "Nere gidiysin la"
O da ne demiş bülüymüsün ana gız, "Malatya'ya gidiyim, arvadımı ösgedim"demiş. Bagele şu gırpoya hele.
]Yüzümüzü gara çığardı arsız herif.
Ya hemşehrimiz İsmet Paşa bunu duyarsa ne der bize? Ele del mi ya ana?..
Canım anam, mekdubunda beni evermek üçün gız aradığını hatta bağıp bulduğunu söylüsün. Biren anam sen deli misin? Benim asgerliğin bitmesine da 3 yıl var.
Ana gız, buranın çok gözel gızları var.
Hem gözel, kibar gonuşuyorlar, hem gözel gözel goguylar. Ayrıcana da her bişeyi de biliyler.
Hem Isdanbul eyle gözel eyle gözel bi yer ki ana gezmeynen insanan doyası gelmiyi.
Aşhan Bacı'nın Almanya'daki kızı Zühre'ye
yazdığı mektup sitem dolu:
"Gızım Zörhe akıllı ol"
Anan gurban ola sana gızım Zörhe
Halın keyfin nassı çağalar nassı, nediyler? Herifin Mıymıntı Hasen nediyi, nassı? Siz eyle ösgedim ki bırnımda tütüysiniz.
Nazlı gızım, gınalı gızım benim, olmaz olasısıca gişin gomadı seni burda, aldı götürdü gurbet ellere.
Sankime burda iş güc yoğ, elaleme var bi ono yoğ
Nola eloğlu işde, he aynar mı haldan.
Yegi yanı yere gelesice he. Hasret godu beni gınalı gızıma. Yüzü gülesice gızım, inşaallah gine iki cannı değildirsin. Noluyu eyle, daha altı sene oluyu gelin olalı ardı ardına dört tene çağa doğurup sıraya düzdün
O at ğırgızı gılığlı, yılan ğırgan gocan olacağ herifin düşünmüyü sendemi heç düşünmüysin.
Çarşıya hökümet meydanının orta yerine İsimet Paşa'nın bi tene heykelini tikeceklermiş. Milletten para topluylarmış. Fakır fıkara bu para toplama işine epey gızıylarmış. Atamızın heykelini de dikiylermiş yanında da çırılcıplağ bi genç herif varmış.
Gelen geçen "bu heç beyle olur mu yav, Allah Allah" deyip söyleniylermiş.
Millet oradan geçerkene başını öge eğiymiş.
Cahil cimriler nediyi ola pekey? Uyamaaan, milletin ağzına da bi sakız ilazımda işde, çeynesin dursunla şimdi. Bağağ nolacağ. Amma diyiler ki o çıplağ herifin öğüne bi tene yarpağ goyacağlarmış ki ayıp yerleri gapana.
Goysunlar tabi ya, o ne eyle anam töbe tebeeeee...
Sen heç oralardan halınızdan heçbi haber yazmıysın ki gızım. Demiysin ki 'benim anam var babam var, nasıl acep? Noluylar? Gardaşların nassı, hısımların nassı?' Senin aklına hiç gelmiyik ki.
He gızım he, el oğlu olacağ herifin datlı geldi hebet de eyle mi gızım.
Alint