MAIN-BOARD

MALATYA

Doğu Anadolu Bölgesi - Malatya

Malatya MALATYA

Geri git   MAIN-BOARD > Genel Kültür > Köşe Bucak Türkiye > Doğu Anadolu Bölgesi > Malatya

Cevapla
09.02.2005 18:45 Yazan: SERKANCO

Malatya

Malatya
MALATYA

Malatya

 

nocopyandpaste

 

 

nocopyandpaste

 

09.02.2005 20:07 Yazan: cr@ckman
Malatya

Malatya

Coğrafi konum itibariyle tabii yol üzerinde bulunan Malatya ön tarihinin Paleolitik çağa kadar indiği, ansır (Buzluk) ve İnderesi mevkiinde bulunan mağaralardan anlaşılmaktadır.

1979 yılında başlayan Karakaya Baraj Gölü kurtarma kazıları kapsamındaki İzollu mevkii Cafer Höyük''te yapılan kazılarda , o yöre insanının paleolitik mağaralardan çıkıp ilk defa ovada tarım ve hayvancılıkla uğraştıkları ve yerleşik köy hayatına başladıkları anlaşılmıştır. Cafer Höyük kazılarıyla, Malatya ve çevresinin M.Ö. 7000 yılında iskana başlandığı anlaşılmıştır.

1979 - 1986 yılları arasında kazıları sürdürülen Pirot - Caferhöyük çalışmaları sonucu dünyanın ilk heykel örneği sayılan, beyaz kireç taşından yapılmış küçük figüranlar M.Ö. 7000 yılına tarihlenmektedir. Kazı sonrası gün ışığına çıkarılan bu eserlerin bir kısmı halen Malatya Müzesi''nde sergilenmektedir. Tarih kronolojisini takip ettiğimizde, yörenin ana seramiği tek renk olup, ateşte az pişirilmiş koyu astarlıdır. Bu seramik yanında ithal malı Halaf tipi seramik örneklerinin Hekimhan, Kuyuluk, Hinso ve Arguvan-Karahöyük''te; Hassuna boyalı seramik örneklerine Aslantepe, Değirmentepe, İsahöyük ve Fırıncıhöyük''te rastlanmaktadır. Aslantepe ve Değirmentepe kazıları, bölgedeki yerleşimin M.Ö. 5000-3000 yılları arasında Kalkolitik çağda devam ettiğini göstermektedir.

Değirmentepe ve Aslantepe''de çok sayıda taştan ve pişmiş topraktan damga mühürleri ile pişmemiş toprak mühür baskıları bu yörelerin önemli bir ticaret merkezi olduğunu belgelemektedir. Anadolu ile olduğu gibi, Kuzey Mezepotamya ve Suriye ile de Fırat Nehri yoluyla ticaret bu dönemde yapılmıştır.

M.Ö. 3000 yılında Malatya yöresinde seramik genellikle elle yapılmış, hamuruna ince kum karıştırılmış siyah astarlıdır. Bu seramik örneklerine; Aslantepe, Hasırcı, Fırıncıhöyük, Karahöyük, İsahöyük, Morhamam, Kösehöyük, İmamoğlu, Değirmentepe, Köşgerbaba ve Pirothöyük''te rastlanmıştır.

Eski Tunç II. Döneminde, M.Ö. 2500 yıllarında başlayan seramik örneklerine yörede yer yer rastlanılmıştır.

Eski Tunç III. Evrelerine ait elle yapılan, ateşle pişirilen seramikler Malatya bölgesinde çoğunlukla deve tüyü renkli olup, üzerindeki süsler, geniş bantlar şeklinde desenlerle kaplıdır. Bu örneklere Aslantepe, Değirmentepe, Pirothöyük''te rastlanmıştır. M.Ö. 3200 yıllarına tarihlenen tapınak, Aslantepe kazılarıyla 1992 yılında gün ışığına çıkarılmış, bölgenin en önemli bir dini ve kültür merkezi konumunda, Mezepotamya kültürü ile çağdaş ve hatta Anadolu''nun ilk tapınak örneklerinden olarak tarih ve arkeolojiye ışık tutmaktadır.

Ücretsiz Üyelik
08.04.2005 21:03 Yazan: gurdall2002

???

???TSK ???
08.04.2005 21:05 Yazan: gurdall2002

KAYISILI YEMEKLER

KAYISILI YEMEKLERKayısılı Yarma- Kayısı Renaissance Rulo - Malatya Ululü Dana Madalyon- Kabuk Aşı- Kayısılı Patates Dolması - Cevizli Kayısılı Hindi Dolması - Sultan Kayısı Saksı Kebabı - Kayısılı Tacin- Soya Soslu Tavuz



Kayısılı Yarma



Ölçüler ; ( 6 kişilik servis için.. )


1 su bardağı süt

1 tatlı kaşığı tarçın

250 gr. ceviz

1 kg. şeker

bir miktar su

arzuya göre 2 yemek kaşığı buğday nişastası

1 su bardağı fasulye

1 su bardağı nohut

1 su bardağı çekilmiş ince yarma

750 gr. kuru kayısı



Yapılışı ; Nohut ve fasulye bir gün önceden ıslatılır. Nohut ve fasulye düdüklü tencerede 20-25 dakika haşlanır. Yarmanın içine 1 yumurta ile aldığı kadar az miktarda ılık su ile yoğrulup misket gibi yuvarlanır. Kayısılar yıkanıp bir tencerede haşlanır. Su kaynamaya başladığı zaman misket gibi hazırlanmış malzeme bunların içine atılır. 10 dakika kaynadıktan sonra içine şeker ve süt konur. 15 dakika daha ocağın üzerinde kaldıktan sonra kaselere konulup dolapta soğutulur. Üzerine tarçın ile servis yapılır. Arzu edenler nişasta koymadanda yiyebilirler.



Kayısılı Renaissance Rulo



Ölçüler ; ( 6 kişilik servis için.. )



1 adet somon filetosu

200 gr. Malatya kayısısı

50 gr. krema

250 gr. milföy hamuru

1 demet pazı yaprağı

tuz

karabiber



Yapılışı ; Fileto somon balığı ince bir şekilde açılır ve kenarlarından artan balıklar ile fars yapılır ve farsın içine Malatya kayısısı ile krema konarak tatlandırılır. Somon balığının içerisine pazı yaprakları açılır ve fars sürülerek somon rulo hale getirilir, somon rulosu tekrar hamura sarılır ve 170 derecede 25 dakika pişirildikten sonra soğuk olarak servis yapılır.



Malatya Usulü Dana Madalyon



Ölçüler ; ( 6 kişilik servis için.. )



170 gr. dana madalyonları

50 gr. demiglas

20 gr. krema

25 gr. Malatya kayısısı

30 gr. tereyağı



Yapılışı ; Madalyonlar tuz ve biberle tatlandırıldıktan sonra tereyağı ile tavada pişirilir. Bir soslukta ince doğranmış Malatya kayısısı sote edilir ve demiglas ilave edilir. Bir süre kaynadıktan sonra krema ilave edilerek madalyonların üzerinde servis yapılır.



Garnitür ; Malatya kayısısının çekirdekleri çıkartılır ve içine önceden sote edilmiş ıspanaklar doldurulur, kapak tarafı kızartılarak servise hazır edilir. Aynı şekilde bir adet kayısının içerisinde mısır konarak aynı işlem yapılır.



Kabuk Aşı



Ölçüler ; ( 6 kişilik servis için.. )



1 kg. yağsız kemikli et

1 çay bardağı nohut

1 kg. aşı gün kurusu

bir avuç şeker

3 kaşık tereyağı

2 kaşık salça

tuz- karabiber



Yapılışı ; Kemikli et yıkanır bir tencerede ateşe konur, kendi bıraktığı suyu çekince yağ ilave edilerek et kızartılır ve salçayla suyu konur. Kaynamaya başlayınca nohut ilave edilerek kısık ateşte et pişirilir. Diğer taraftan kabuklar ayıklanır, yıkanır ve pişen ete ilave edilir. 1 tatlı kaşığı tuz ve bir avuç şeker konur. Kabuklarda pişince ateşten alınır, sıcak olarak servis yapılır.



Kayısılı Patates Dolması



Ölçüler ; ( 10 kişilik servis için.. )



500 gr. patates

50 gr. tereyağı

200 gr. un

50 gr.irmik

2 adet yumurta sarısı



Yapılışı ; Patatesler püre edilip içerisine yukarıdaki malzemeler ilave edilerek hamur haline getirilir. Hamur bir süre dinlenmeye bırakılır. Bu aşamadan sonra gerekli olan malzemeler ise ; yarım kilo haşlanmış kayısı, 100 gr. tereyağı, 120 gr.galete unu, kesme şeker, toz şeker. Bundan sonra yapılacak işler ise şunlardır ; Patates hamuru 1mm. Kalınlığında açılıp 8 cm. lik kare kesilir. Kayısıların içi 1 kesme şeker ile doldurulur. Daha sonra, kayısılar hamura sarılıp yuvarlanır ve hafif tuzlu sıcak suda 10 dakika pişmeye bırakılır. Galete unu ise tereyağında çok hafif bir şekilde kavrulur. Sonra, hamura sarılı haşlanmış kayısılar kavrulmuş galete ununa bulanır. Pudra şekeri ile ve arzuya göre sos ile servis edilir.



Kayısılı Piliç Göğsü



Ölçüler ; ( 2 kişilik servis için.. )



Bir parça tavuk göğüs eti

50 gr. tavuk kıyması

1 yumurta

1 orta büyüklükte pazı yaprağı

5 adet kayısı

tuz- biber

½ dl. Kayısı püresi

60 gr. milföy hamuru

1 yumurta sarısı



Yapılışı ; Tavuk göğsünün üzerine tuz ve biber serperek hafifçe sote yapılır ve soğuması için bekletilir. Tavuk göğsünün üzeri, tavuk kıymasının yarısı ile kaplanır. Üzerine kayısılar dizildikten sonra tavuk kıymasının diğer yarısı ile kaplanır. Bütün karışım, önce pazı yaprağına, daha sonra milföy hamuruna sarılır. Hamurun üzeri yumurta ile fırçalanır. 180 derecedeki fırına yerleştirilip 20 dakika pişirilir. Daha sonra, fırından çıkarılır. 5 dakika dinlendirildikten sonra servis edilir.



Cevizli-Kayısılı Hindi Dolması



Ölçüler ; ( 4 kişilik servis için.. )



1 hindi (yaklaşık 4 kilo ağırlığında )

cevizli- kayısılı iç

2 yemek kaşığı tereyağı ya da margarin

¾ bardak inceltilmiş krema

sek beyaz şarap ya da tavuk suyu



Yapılışı ; ¼ bardak yağı bir tavada eritin. ½ bardak kabaca doğranmış cevizi içine boşaltın. Orta hararetin üzerindeki ateşe kızarana kadar, yaklaşık 3 dakika karıştırın. Cevizleri süzgeçle çıkarıp, bir kenara koyun.

Tavaya ¼ bardak yağ daha ekleyip iyice kayılmış 1 orta boy soğanı ve ince doğranmış bir miktar kerevizi yumuşayana kadar pişirin.

6 bardak ufalanmış kepekli ekmeği bir kaseye koyup, üzerine hafifçe kızarttığınız sebzeleri, cevizi, ½ bardak parçalanmış kuru kayısıyı, ½ çay kaşığı tuzlanıp kurutulmuş tarhunu, çarliston biberi ve ¼ bardak tavuk suyunu yavaş yavaş ekmek nemlenene kadar ekleyin. Hazırladığınız bu harç 8 bardak kadar olacaktır.

Hindinin iç ve dış kısmını soğuk suyla çalkalayın. Eklem ve boyun kısımlarını hindi suyu elde etmek için saklayın.

Hindiyi hazırlanan içle doldurun. Üstüne tereyağı sürdükten sonra göğüs kısmı yukarı gelecek şekilde tepsiye yerleştirin. 180 derece sıcaklıktaki fırında yaklaşık 3 saat pişirin. Böylece yemek servise hazır hale gelir.





Sultan Kayısı Saksı Kebabı



Ölçüler ; ( 4 kişilik servis için..)



1 kg. kuzu eti ( kuşbaşı )

500 gr. kuru kayısı

200 gr. arpacık soğan

5 diş sarımsak

2 yaprak defne

1 çay kaşığı karabiber

1 su bardağı süt

500 gr. Bürüksel lahanası

50 gr. margarin

limon suyu, tuz, şeker



Yapılışı ;



Et, soğan, sarımsak, tarçın, karabiber, zencefil, yağ, limon suyu, defne yaprağı, süt, tuz ve şeker.Tüm bu malzemeler bakır ve dibi kalın tencereye konarak ağzı kapatılır. 40-45 dakika pişirildikten sonra kayısı ve lahanayı kaynar suya banyo yapıp, kayısı ve lahanayı ayrı ayrı tavalarda sote tabir ettiğimiz şekilde sallanarak et ve diğer malzemeye ilave edilip, küçük toprak saksılara taksim edilerek üstüne minfey hamurundan kapak yapılıp orta ölçülü bir fırında 20-25 dakika pişirilir ve sıcak servis yapılır.



Kayısılı Tacin



Ölçüler ; ( 4 kişilik servis için..)



1 tavuk

iri bir soğan

bir tutam zefran

bir tutam karabiber

tarçın, bir bardak toz şeker

300 gr. kayısı

bir bardak su.



Yapılışı ; Çukur bir kapta doğradığımız ince halka soğanlar, zafran, karabiber, tarçın, bir çay bardağı çiçek yağı, bir tutam tuz ile karıştırılır. Tavuğun üzerine ve içine sürülür. Biraz bekletilir. Tencerenin içinde karıştırılarak kızartılır. Bir su bardağı su ilave edilir ve pişirilir. Bir kaşık tereyağı ilave edilir. Kayısılar önceden ıslatılır, bir bardak su, bir bardak şeker, üç parça kabuk tarçınla kaynatılır. Pişince sadece taneleri tavuğun yanına ilave edilerek servis yapılır.





Soya Soslu Tavuz



Ölçüler ; ( 4 kişilik servis için..)



10 parça tavuk kanadı

1 su bardağı soya sosu

1 tatlı kaşığı salça

1 çay kaşığı şeker

4 diş sarımsak

iyice ezilmiş yeterli miktarda ay çiçeği yağı



Yapılışı ; Soya sosunu,salçayı, şekeri ve sarımsağı derince bir kasenin içine iyice karıştırılmalıdır. Tavuk kanatları temizlendikten sonra önceden kızdırılmış yağda iyice kızartılmalıdır. Yağları iyice süzülen tavuk kanatlarını daha önce hazırlanmış olan soya sosu karışımına koyup 5 dakika beklettikten sonra servise hazır hale gelir. KAYISILI YEMEKLER
08.04.2005 21:06 Yazan: gurdall2002

KANSERE BIRE BIR KAYSI

KANSERE BIRE BIR KAYSIKAYISI KANSERİ ÖNLÜYOR

Bilindiği üzere kanser hastalığı insan vücudunda çeşitli şekillerde ortaya çıkmakta ve birçok kanser çeşidi bulunmaktadır. Kanser hastalığının tedavisi ise tam olarak henüz yapılamamaktadır. Birkaç kanser çeşitlerinde hastalığın ilerlemesi ancak durdurulabilmektedir.

Bunun için de ağır bir ilaç kürü ve radyoterapi uygulaması gerekmekte, bu yöntem de insanlar üzerinde tahribata yol açmaktadır.

Yapılan araştırmalara göre Kayısı kanser hastalıklarını önlemektedir. Bir başka önemli yararı da kanserli hastalarda hastalığın ilerlemesini durdurmaktadır.

Günde 3 kayısı tüketilmesinin kanserin önlenmesinde ve mevcut hastalığın ilerlemesinde büyük yararlar sağladığı açıklanmıştır.

Kayısı kadar yararlı bir başka ürün de kayısının çekirdeğidir. Doğada en yüksek oranda B17 vitaminini ihtiva eden tek ürün Kayısı ve Kayısı Çekirdeğidir.

Uzmanlar, kanseri önlemede ve kanserin yayılmasının önüne geçilmesinde günde 7ila 10 adet kayısı çekirdeği tüketilmesini önermektedir. KANSERE BIRE BIR KAYSI
08.04.2005 21:11 Yazan: gurdall2002

KAYSININ TARİHÇESİ

KAYSININ TARİHÇESİMALATYA KAYISISI

Kayısının Tarihçesi;

Tarihi kaynaklara göre Türkistan, Orta Asya ve Batı Çini içerisine alan çok geniş bir bölgenin kayısının ana vatanı olduğu sanılmaktadır. Günümüzden 5000 yıl gibi çok uzun bir zaman önce kayısı bu bölgede bilinmekte ve tarımı yapılmaktaydı. Büyük İskenderin seferleri sırasında kayısı M.Ö. IVyyda Anadoluya getirilmiş yetişmesi için uygun iklim ve toprakları Anadoluda bulunduğundan Anadolu kayısının ikinci vatanı olmuştur. M.Ö. I. Yyda Roma ve Pers savaşları sırasında Ermeni tüccarlar tarafından önce İtalyaya sonra da Yunanistana götürülmüştür. İtalya ve Yunanistandan diğer Avrupa ülkelerine geçişi uzun yıllar almış 13. Yyda İspanya ve İngiltere, 17. Yyda da Fransa ve Amerikaya da götürülmüştür.

Kayısı, coğrafik olarak dünyanın hemen hemen her yerine dağılmış olsa da daha çok Akdenize yakın olan ülkelerde Avrupa, Orta Asya, Amerika ve Afrika kıtalarına yayılmış ve burada yetişme alanları bulmuştur. Dünya yaş kayısı üretiminde Türkiye birinci sıradadır. Türkiyeyi İspanya, İtalya, birleşik devletler topluluğu, İran Fransa, Yunanistan ve ABD izlemektedir. Bu birinci grup ülkelerin yaş kayısı üretimleri 100 bin tonun üzerindedir. Birinci gruba Fas, Pakistan, Suriye, Çin, Güney Afrika, Macaristan, eski Yugoslavya, Romanya, Avustralya, takip etmektedir.

Dünya yaş kayısı üretiminin yaklaşık % 10-15inin yapıldığı Türkiyede 6 kayısı bölgesi bulunmaktadır. Bu bölgeler;

Malatya, Elazığ, Erzincan bölgesi

Kars, Iğdır bölgesi

Akdeniz (Mersin, Mut, Antakya) bölgesi

Marmara Bölgesi

Ege Bölgesi

İç Anadolu Bölgesi

Bu bölgeler içerisinde Malatya, Elazığ, Erzincan bölgesi dışındaki bölgelerin üretimleri sofralık tüketime yöneliktir. Birinci bölgedeki kayısıların çoğunluğu kurutulmakta ve bu bölge dünya kuru kayısı üretiminin yaklaşık % 85-90ını karşılamaktadır.


-Ağacın sağlığı için suyun ağaç gövdesine değmemesine dikkat edilmelidir.

-Sulama sabahın erken saatlerinde veya akşam,gece yapılmalıdır.

-Suyun dengesiz verilmesi meyvelerde çatlamalara,dökülmelere ve kalite bozukluğuna yol açar.Ağır topraklarda suyun göllenip,zamklaşma ve kök çürüklüğü gibi hastalıklara yo açmaması için sulama suyunun kontrollü verilmesi gereklidir.

-Ağacın kök boğazı çevresine 50 cm kadar yarıçaplı küçük bir çanak,ağaç tacı izdüşümü genişliğinde ikinci bir çanak açılır ve su bu iki çanağın arasına verilir.

Malatyada En Çok Yetiştirilen Bazı Kayısı Çeşitleri ve Özellikleri

Malatyada üretilen kayısı çeşitlerinin başında Hacıhaliloğlu çeşidi gelir. Malatyada üretilen kayısının % 90ına yakını bu çeşitten yapılmaktadır. Son yıllarda Kabaaşı, Soğancı çeşitlerinin de yaygınlaştığı görülmektedir.

Ayrıca Hasanbey, Çöloğlu, Çataloğlu, Şekerpare, Yeğen, Hacıkız, Paşamişmişi ve Turfanda diğer önemli Malatya kayısılarındandır. Bu çeşitlerden Hacıhaliloğlu, Kabaaşı, Soğancı ve Çataloğlu kurutmalığa elverişli, diğerleri ise sofralık çeşitlerdir. Kurutmalık çeşitleri diğerlerinden ayıran en önemli özellik, kuru madde oranlarının yüksek oluşudur. Bu çeşitlerde kurumadde oranı % 24-30 arasında değişmektedir. Diğerlerinde bu oran genellikle % 18-20ye çıkmaktadır.

Kurutmalık çeşitlerden Hacıhaliloğlu, Soğancı, Çataloğlu ve Kabaaşı orta irilikte meyve oluşturmaktadır.

Kayısı çekirdeği kabuk ve içten meydana gelmiştir. Meyve ağırlığının % 12sini oluşturur. Çekirdek içi bileşim olarak Glikozit, Amigdalin, Nişasta, Yağ ve benzeri maddelerden meydana gelmiştir. Acı çekirdek ilaç ve kozmetik sanayiinde; tatlı çekirdek ise gıda sanayiinde kullanılmaktadır. Çekirdek içi (tohum) alındıktan sonra, geriye kalan kabuk yakacak olarak kullanılmaktadır.

Kayısının Besin Değeri ve İnsan Sağlığına Yararları

Kayısı ihtiva organik ve anorganik maddeler vasıtasıyla insan sağlığına olumlu etkilere sahip bir meyvedir. Kayısı yüksek miktarda şeker, nişasta, protein, pektin, pektoz selüloz, organik maddeler, vitamin A.B.B2, C,E,P, PP, Folik asit, az miktarda K20, C03, P205, CO, daha az miktarda Na20, Ca0, mg0, Fe03, C1 ve eseri miktarda Zn, A1 ve eseri miktarda Zn, A1 ve Cu içermektedir. Kayısı minerallerden potasyum ve vitaminlerden B karoten yönünden çok zengindir. Vitamin A vücudu ve organları saran epitel doku ve gözün sağlığı, kemiklerin ve dişlerin gelişimi ile sağlığı, kemiklerin ve dişlerin gelişimi ile sağlığı, endokrin bezlerinin çalışması için elzemdir. 200-250 gram kayısı diyeti yeteri kadar yağ içeriyorsa günlük vitamin A tüketiminin 1/3ünü karşılayabilir. Ayrıca kayısının sodyumca fakir, potasyumca zengin oluşu bazı özel diyetlerin düzenlenmesinde yardımcı olabilir. Sodyum ve potasyum vücut sıvılarının kozmatik basıncı ve asit baz dengesi için gereklidir. Vücutta sodyum birikimi ödemlere yolaçar. Potasyum yetersizliğinde glikojen yetersizliği görülür. Kayısı Sodyumun kısıtlanmış diyetlerde mesela konjestif kalp yetmezliğinde, böbrek hastalıklarında, asit toplanması gereken hepatit sirozda ve uzun süre kartikosteroit tedavi gören kişilerde kolaylıkla kullanılabilir.

Kayısıdan elde edilen ürünler

Minimal işlenmiş kayısı

Dondurulmuş kayısı

Kayısı konservesi, pulpu ve nektarı

Kayısı meşrubatları, kayısı pulp konsantresi

Kayısı jöle, reçel, marmelatı ve kreması

Yeşil kayısı turşusu ve kayısı pestili

Toz ve kuru kayısı (çir, gün kurusu ve patik)

Kıyılmış ve doğranmış kuru kayısı ürünleri

Ekstruzyon kayısı mamulatı ve kayısı şekerlemeleri

Kayısı ekstraktı ve esansı

Kayısı pasta, kek, dondurma ve gofret türü mamulatı

Kayısı Hasadı, Kurutulması ve Pazarlaması

1. Hasat: Kayısı ağaçlarında en uygun hasat elle toplama şeklinde olup, meyvelerin zarar görmemesi ve bir olgunlukta toplanmasını sağlar.

Silkeleyerek hasatta, ağaç altına branda serilse bile meyvelerin zedelenmesini ve aynı olgunlukta toplanması sağlanamaz. Çırparak hasatta yukarıda anılan zarara ilaveten dalların ve meyve gözlerinin büyük ölçüde zarar görmesine yol açar. Son zamanlarda yurt dışından ithal edilerek Malatyada geliştirilen örümcek ağı görünümünde olan brandaya silkelemek suretiyle meyvelerin zarar görmesinin önlenmesi yanında işgücü ve zaman tasarrufu da sağlanmıştır.

2. Kurutma: Kuruma süresini kısaltmak, tabii rengi korumak, böceklenmeyi önlemek ve muhafaza süresini artırmak gayesiyle yapılan kükürtleyerek kurutma, toplam üretimin % 80inden daha fazlasını oluşturmaktadır. Doğrudan toprağa, betona ve bez sergilere serilerek tabii olarak kurutulan ürünler, toplam üretimin yaklaşık % 10unu oluşturmaktadır.

3. Pazarlama: Malatya nüfusunun % 60ının geçim kaynağını oluşturan kayısının % 95i ihraç edilmekte olup, bu ülkelerin başında ABD ile Avrupa başta gelmektedir. Dünyada üretilen kuru kayısının % 65-80ini Malatya kayısısı teşkil eder.

Kayısıcılığın Problemleri ve Islah Çalışmaları

Malatya kayısıcılığındaki sorunlar; Kültürel uygulamalar, teknolojik imkanlar, muhafaza, pazarlama, nakliye ve ihracat alanında görülmektedir.

Yetiştiricilikte en önemli problem ilkbahar geç donlarıdır. Konunun en kesin çözümü yapılacak ıslah çalışmalarıyla dona dayanıklı çeşitlerin elde edilmesi olacaktır. Ayrıca kaliteli ve bol meyve elde etmek için sulama, gübreleme vb. kültürel uygulamalara azami dikkat edilmesi gerekir.

Teknolojik problemler ise hasar sırasında meydana gelen zedelenmeler, kükürtleme işleminin kontrolsüz şartlarda yapılması sebebiyle standardizasyonun sağlanmaması sayılabilir. Bunun için kükürtleme ve kurutma tekniklerinin geliştirilmesi gerekir. Kayısıların muhafazası, tasnifi, ilenmesi, ambalajlanması, taşınması ve ihracatında da çok düzensizlikler bulunmaktadır. Standardizasyona gerekli önemin verilmesinin yanı sıra reklam geliştirme faaliyetleri ile kuru kayısı ihracatındaki dar boğazlar aşılabilecektir.

MALATYA TARIM İL MÜDÜRLÜĞÜNCE KAYISININ PAZARLAMA SORUNLARI KONUSUNDA YAPILAN ÇALIŞMALAR

2002 Yılında yapılan çalışmalarla kayısının yaş olarak pazarlanması, pazarlamadaki sorunlara büyük ölçüde çözüm olmuş, İhracatçı Firmalarla olan diyaloglarla 2003 yılında daha fazla miktarda yaş kayısının pazarlanmasıyla bu sorunun büyük ölçüde giderilmesi cihetine gidilmektedir.



Kuru kayısı ihracatında yaşanan en büyük problem ise kayısıdaki kükürt oranının yüksekliği olup, bu konuda 2003 yılında yapılması programlanan çalışmalar şunlardır;

Doğru Kükürtleme konusunda yayım çalışmaları,

Broşür  Afiş - Liflet hazırlanması ve üretim sezonundan önce çiftçilere dağıtımının sağlanması,

Eğitici TV programlarının düzenlenmesi,

Kükürtleme konusunda Panel düzenlenmesi,

Pilot bölgeler belirlenerek, ihracatçılarında katılacağı üretici toplantıları düzenlenmesi,

AB normlarına uygun, düşük kükürtlü kuru kayısıların alıcılar tarafından tercih edileceğinin ve daha yüksek fiyatla alınacağının ihracatçı firmalarla beraber hazırlanacak deklarasyonlarla ilan edilmesi. KAYSININ TARİHÇESİ
11.05.2005 22:34 Yazan: gurdall2002
HOŞGELDİN ARAMIZA DENİZ GARDASIM
30.09.2005 18:24 Yazan: Numberone
ellerinize SaqLık
27.10.2005 14:31 Yazan: *Avci*
BURaM BuRAm MemLeKEt KoKUSU GeLDi
Ücretsiz Üyelik

MAIN-BOARD Bir Eğlence Ve Bilgi Paylaşım Platformudur.

Tüm Hakları Saklıdır Main-Board.Net Copyright ©2004 - 2009 Site içeriği ve grafiklerimiz izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.


Powered by vBulletin Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.3.0


alexa forum park Valid XHTML 1.0 Transitional



Contact Us

Forumumuza kayıtlı Kullanıcı olmadığınız algılandı. Forumun tüm özelliklerini kullanabilmek için buraya tıklayarak ücretsiz üye olabilirsiniz...

Page generated in 0.35680 seconds with 11 queries