Forumumuza Kayıtlı Kullanıcı Olmadığınız algılandı, Forumun tüm özelliklerini kullanabilmek için buraya tıklayarak ücretsiz üye olabilirsiniz...
MAIN-BOARD
Albümler Oyunlar Videolar Gruplar Bloglar imagechef Süper Lig Tahmin Oyunu Ödüller PaylaşTR Portal Forum

Bir Çanakkale Şehidinin Son Mektubu | Çanakkale Şehitleri

O Şimdi Asker icinde Bir Çanakkale Şehidinin Son Mektubu | Çanakkale Şehitleri konusu , BİR ÇANAKKALE ŞEHİDİNİN SON MEKTUBU Valideciğim, Dört asker doğurmakla müftehir şanlı Türk annesi! Nasihat-amiz mektubunu, Divrin Ovası gibi güzel, yeşillik bir ovacığın ortasından geçen derenin kenarındaki armut ağacının sayesinde otururken ...


Geri git   MAIN-BOARD > Genel Bölümler > O Şimdi Asker

Reklam Alanı


Cevapla
  Görüntüleme: 96 - Cevaplar: 3
Seçenekler Stil
Alt 13.09.2008, 17:42   #1 (Mesajin Linki)
Moderatör
 
GeceMavisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tarihi: 20.01.2008
Ülkesi: Hollanda
Mesajlar: 1,735
Cinsiyet: Bay Bay
Blog Başlıkları: 62
Teşekkür Etmiş: 2,663
Teşekkür Almış: 1,235
Standart Bir Çanakkale Şehidinin Son Mektubu | Çanakkale Şehitleri

BİR ÇANAKKALE ŞEHİDİNİN SON MEKTUBU





Valideciğim,
Dört asker doğurmakla müftehir şanlı Türk annesi!

Nasihat-amiz mektubunu, Divrin Ovası gibi güzel, yeşillik bir ovacığın ortasından geçen derenin kenarındaki armut ağacının sayesinde otururken aldım. Tabiatın yeşillikleri içinde mest olmuş ruhumu bir kat daha takviye etti. Okudum, okudukça büyük dersler aldım. Tekrar okudum. Şöyle güzel ve mukaddes bir vazifenin içinde bulunduğumdan sevindim. Gözlerimi açtım, uzaklara doğru baktım. Yeşil yeşil ekinlerin rüzgara mukavemet edemeyerek eğilmesi, bana, annemden gelen mektubu selamlıyor gibi geldi. Hepsi benden tarafa doğru eğilip kalkıyordu ve beni, annemden mektup geldi diyerek tebrik ediyorlardı.

Gözlerimi biraz sağa çevirdim güzel bir yamacın eteklerindeki muhteşem çam ağaçları kendilerine mahsus bir seda ile beni tebşir ediyorlardı. Nazarlarımı sola çevirdim cığıl cığıl akan dere, bana validemden gelen mektuptan dolayı gülüyor, oynuyor, köpürüyordu... Başımı kaldırdım, gölgesinde istirahat ettiğim ağacın yapraklarına baktım. Hepsi benim sevincime iştirak ettiğini, yaptıkları rakslarla anlatmak istiyordu. Diğer bir dalına baktım, güzel bir bülbül, tatlı sedasile beni teşhir ediyor ve hissiyatıma iştirak ettiğini ince gagalarını açarak göstermek istiyordu.

İşte bu geçen dakikalar anında, hizmet eri:

Efendim, çayınız, buyurunuz, içiniz, dedi.

Pekala, dedim. Aldım baktım, sütlü çay...

Mustafa bu sütü nereden aldın? dedim.

Efendim, şu derenin kenarında yayıla yayıla giden sürü yok mu?

Evet, dedim. Evet ne kadar güzel.

İşte onun çobanından 10 paraya aldım.

Valideciğim, on paraya yüz dirhem süt, hem de su katılmamış. Koyundan şimdi sağılmış, aldım ve içtim.

Fakat bu sırada düşünüyorum. Ben validemin sayesinde onun gönderdiği para ile böyle süt içeyim de, annem içmesin, olur mu? Şevket neden içmiyor?

Fakat yukarıdaki bülbül bağırıyordu: "Validen kaderine küssün, ne yapalım. O da erkek olsaydı, bu çiçeklerden koklayacak, bu sütten içecek, bu ekinlerin secdelerini görecek ve derenin aheste akışını tetkik edecek ve çıkardığı sesleri duyacak idi."

Şevket merak etmesin, o görür, belki de daha güzellerini görür.

Fakat valideciğim, sen yine müteessir olma. Ben seni, evet seni mutlaka buralara getireceğim. Ve şu tabii manzarayı göstereceğim. Şevket, Hilmi de senin sayende görecektir.

O güzel çayırın koyu yeşil bir tarafında, çamaşır yıkayan askerlerim saf saf dizilmişler. Gayet güzel sesli biri ezan okuyordu.

Ey Allah'ım, bu ovada onun sesi be kadar güzeldi. Bülbül bile sustu, ekinler bile hareketten kesildi, dere bile sesini çıkarmıyordu.

Herkes, her şey, bütün mevcudat onu, o mukaddes sesi dinliyordu. Ezan bitti. O dereden ben de bir abdest aldım. Cemaat ile namazı kıldık. O güzel yeşil çayırların üzerine diz çöktüm.

Bütün dünyanın dağdağa ve debdebelerini unuttum.

Ellerimi kaldırdım, gözlerimi yukarı diktim, ağzımı açtım ve dedim :

-Ey Türklerin Ulu Tanrısı! Ey şu öten kuşun, şu gezen ve meleyen koyunun, şu secde eden yeşil ekin ve otların, şu heybetli dağların Halkı! Sen bütün bunları Türklere verdin. Yine Türklerde bırak. Çünkü böyle güzel yerler, seni takdis eden ve seni ulu tanıyan Türklere mahsustur.

"Ey benim Yarabbim! Şu kahraman askerlerin bütün dilekleri; ism-i celalini İngilizlere ve Fransızlara tanıtmaktır. Sen bu şerefli dileği ihsan eyle, ve huzurunda titreyerek, böyle güzel ve sakin bir yerde sana dua eden biz askerlerin süngülerini keskin, düşmanlarını zaten kahrettin ya, bütün bütün mahveyle!"

Diyerek bir dua ettim ve kalktım. Artık benim kadar mes'ut, benim kadar mesrur bir kimse tasavvur edilemezdi.

Dünyanın en güzel yerleri burası imiş. Yalnız bu memleketlerde düğün olmuyor. İnşallah düşman asker çıkarır da, bizi de götürürler, bir düğün yaparız, olmaz mı?

Kadir'e mektup yazdım.

Valideciğim, evdeki senet vesaireyi kimselere kat'iyyen vermeyin ve sorarlarsa biz bilmiyoruz deyin.

Çantayı al, sandığa koy. Ben sana vaktiyle anlatmış idim., bu dünya böyledir.

Fakat sen merak etme. O parayı vermese, adliyedeki adam vermezdi. Hani nasıl aldık. Yalnız zaman ister.

Valideciğim, çamaşır falan istemem, paralarım duruyor, Allah razı olsun.
GeceMavisi isimli Üye şuanda  online konumundadır  
Alt 08.10.2008, 21:31   #2 (Mesajin Linki)
Acemi Er
 
dussokagi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tarihi: 08.10.2008
Mesajlar: 1
Teşekkür Etmiş: 0
Teşekkür Almış: 0
Standart

oldukça anlamlı bir paylaşım teşekkürler
dussokagi isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 09.10.2008, 20:00   #3 (Mesajin Linki)
Acemi Er
 
gssener - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tarihi: 09.10.2008
Mesajlar: 2
Teşekkür Etmiş: 1
Teşekkür Almış: 0
Standart

Evet biz Türk Milleti gercekten baska irklara bakarak cok farkliyiz- zaafimiz cok mu duygusaliz ...? Ne olursa olsun Ne mutlu Türküm diyene (cok Sükür).
gssener isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 11.10.2008, 21:46   #4 (Mesajin Linki)
Onbasi
 
dalboylu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tarihi: 11.10.2008
Mesajlar: 10
Teşekkür Etmiş: 26
Teşekkür Almış: 0
Standart

oldukça iyi
dalboylu isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Cevapla

Etiketler
bir, canakkale, mektubu, son, şehidinin

Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar son Mesaj
Çanakkale Şehitleri atesilter Flash Şiirler 75 24.11.2008 16:31
Çanakkale Şehitleri Derneği 2008 Takvimi | Takvim Yapraklarında Tarihi Gerçekler GeceMavisi O Şimdi Asker 0 13.09.2008 16:41
Çanakkale Şehitleri Anıtı LEVIS-501 Çanakkale 2 26.09.2007 15:30
Çanakkale Şehitleri İçin adsiz Derin Duygular 0 10.10.2006 19:20
Bir Çanakkale Şehidinin Son Mektubu milkboy Yaşam Hikayeleri 2 03.08.2006 23:47


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:45 .

forum park alexa Valid XHTML 1.0 Transitional

MAIN-BOARD Bir Eğlence Ve Bilgi Paylaşım Platformudur.

Tüm Hakları Saklıdır ©2004 - 2008 Site içeriği ve grafiklerimiz izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

Powered by vBulletin Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
LinkBacks Enabled by vBSEO 3.2.0 © 2008, Crawlability, Inc.

Contact Us
Partner: Aşk Şiirleri tus MaxiCep.Com Web Hattı Meleklermekani.Com
Özel Linkler: Lazer Epilasyon Lazer Epilasyon Chat